Hayatın içinden gelip, toplum adına kaygı taşıyan ve kaygıları adına geleceğin toplumunda hatırlanmak arzusu duyan, uzun yılların tecrübesi ve gözlemlere dayalı projeksiyon ile halk katmanlarını tahlil ederek, idealleri için fazilet mücadelesine girişen ve belki de bu halkı en iyi tanıyıp anlayan Tarık Uğur Tayfur’un iç dünyasının özeti…
Belediye Başkanlığı, başlangıcı ve sonu belli, sınırlı bir faaliyet değil, tam tersine başkanın hizmet etmek durumunda olduğu belde halkı ve her şey için kendisini sürekli yenileyen bir anlayış, dinamik bir faaliyet olduğu, işin başlangıcında kabul edilmesi gereken bir olgudur.
Bu çerçevede belediye başkanı, belediyeciliğin sadece kaldırım döşeme, yol yapma ve çöp toplama gibi işlerden ibaret olmadığını düşünüp, hizmet etmek zorunda olduğu bölgede iş, üretim, istihdam sağlayacak, toplumun sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak ve yaşam kalitesini yükseltecek projeler üreten bir kişi olması gerekir.
Belediye Başkanı, Avrupa birliğine giriş sürecinde, modern kent anlayışına uygun bir yönetim felsefesine sahip, Ankara ayağı olan, yerellikten kurtulmuş yüksek muhakeme yeteneğine sahip, iletişim becerilerine dayalı olarak çalışan, esneklik ve uyum yeteneğine önem veren, halkını motive ederek hizmet eden, belediye başkanlığını emeklilik ikramiyesi olarak görmeyen, halkını aşağılayan değil halkına saygı duyan, insan hakları ve hukuk devleti ilkesine sıkı sıkıya bağlı, dışa dönük, “ önce halk “ yaklaşımına sahip, karşılaşacağı zorlu süreçte yeni gerçeklere hazırlıklı olan, olaylara olabildiğince geniş açıdan bakabilen, olayları çok yönlü düşünen ve hizmet ettiği bölgedeki denge unsurlarını hassasiyetle gözeten bir yaklaşım sergilemelidir.
Belediye bir işletmedir ve her işletme gibi kendisini yenileyebilmelidir. Belediye başkanı, seçilinceye kadar partisinin adayıdır. Ancak seçildikten sonra herkesin başkanı olarak hizmet vermelidir. Başkan, belediyeyi sadece kendisinin değil, yönetimindeki tüm bürokrat ve meclis üyelerinin de temsil ettiğini unutmamalıdır. Başkan, büyüklenmeyip mütevazi olmalıdır.
Belediye Başkanı, icraatlarında ilkeli davranmalı, doğrunun herkes için doğru, yanlışın da herkes için yanlış olduğu gerçeğinden hareketle ilkeli olmalıdır. İlkesizliğin, kendisini her safhada mahçup edeceğini bilmelidir.
Türkiye’deki belediyeciliğin, eleğin üzerinde kalma becerisini ve iradesini gösterebilen büyük adamlara ihtiyacı vardır.